Yaşlı Bakım Merkezi Tasarımında Dikkat Edilecekler

Eğimli bir arazide kademeli hacimlerden oluşan yaşlı bakım ve toplum merkezi projesinin, The Center of Values adlı çalışmanın pafta kapağı.

Yaşlı bakım merkezi bir bakım yapısı mı, bir toplum yapısı mı?

İkisi birden olmalı, ama ağırlık toplum yapısında olmalı. Bakım hizmeti binanın bir işlevi, binanın kimliği değil. Kapıdan giren kişi kendini hasta ya da misafir gibi değil, bir mahalle yapısının kullanıcısı gibi hissettiğinde mekân işini yapmış olur.

Kurumsal görüntü genellikle küçük kararlardan doğar. Uzun ve tekdüze koridorlar, aynı kapılar, resepsiyon tezgâhının duvar gibi durması, dışarıdan bakınca içeride ne olduğunun anlaşılmaması. Bunların her biri yalnızlığı biraz daha mimari bir gerçeğe çevirir.

Soğuk bir bakımevi çoğu zaman kötü niyetin değil, tek işlevli bir programın sonucudur.

Programı zenginleştirmek bu yüzden ilk iştir. Fizik tedavi alanının yanına atölye, kütüphane, kafe ve etkinlik mekânı koyduğunuzda yapı, dışarıdan gelenler için de bir gidecek yer olur.

Dolaşım ve yön bulma nasıl kurgulanmalı?

Sade, okunur ve tekrar eden bir düzenle. Kullanıcı nerede olduğunu ve nereye gideceğini birkaç saniyede kavrayabilmeli. Bunun için bir ana omurga, belirgin dönüm noktaları ve gözle takip edilebilen hedefler gerekir.

İşaretlemeyi tabelaya bırakmak yetmez. Malzeme değişimi, ışığın yönü, bir pencerenin manzarası da yön tarifidir. Yine de yazılı işaretler kontrastlı, okunaklı ve doğru yükseklikte olmalı.

Koridorları uzun bir tüp olarak bırakmak yerine kısa kollara bölmek, aralara oturma köşeleri koymak iyi çalışır. Yürümek yorucu olduğunda dinlenme noktası bir lüks değil, dolaşımın parçasıdır. Kaymaz zemin, eşiksiz geçişler ve yönetmeliklere ile erişilebilirlik standartlarına uygun çözümler bu kurgunun sessiz zeminidir.

Gün ışığı ve akustik neden bu kadar belirleyici?

Çünkü gün ışığı hem zaman algısını hem ruh halini destekler, akustik ise sohbeti mümkün kılar. İkisi de yaşlı bireylerin konforunda büyük pay sahibidir ve ikisi de sonradan düzeltilmesi pahalı konulardır.

Ortak alanlara gün ışığının derinlemesine girmesi, gün içindeki ışık değişiminin hissedilmesi önemlidir. Parlama ve sert gölgelerden kaçınmak gerekir, çünkü bunlar zemini ve basamakları okumayı zorlaştırır.

Ses tarafında amaç sessizlik değil, anlaşılırlıktır. Yankılı bir salonda iki kişi birbirini duyamaz ve yavaş yavaş konuşmaktan vazgeçer. Yumuşak yüzeyler, ahşap kaplamalar ve hacim kurgusu sesi dengeler. Mahremiyet için kapalı odalar, sosyalleşme için yarı açık köşeler birlikte düşünülmelidir.

Eğimli arazide erişilebilirlik nasıl sağlanır?

Eğimi engel olarak değil, kurgunun parçası olarak ele alarak. Hacimleri araziye kademeli yerleştirmek, tek bir büyük kütlenin yapay platformlara oturmasından çoğu zaman daha doğaldır. Asıl iş, her kademenin birbirine eşiksiz ve anlaşılır biçimde bağlanmasıdır.

Bunun için rampa, asansör ve dış yürüyüş yollarının ayrı ayrı değil, tek bir erişim kurgusu olarak çizilmesi gerekir. Rampa ve eğimlerin ölçüleri ilgili yönetmeliklere göre belirlenir. Mimarın görevi, bu ölçülere uyan çözümün aynı zamanda kullanışlı ve onurlu görünmesini sağlamaktır. Yalnızca bir kenara eklenmiş bir rampa ile bir yürüyüş rotasının doğal parçası olan rampa aynı şey değildir.

İnsanların yalnız kalmadığı buluşma noktası nasıl tasarlanır?

Herkesin görebildiği, herkesin geçtiği ve bir bahaneyle uğrayabildiği bir merkez kurarak. Kafe, bu iş için en dürüst programlardan biridir. Çay içmek için kimsenin bir nedene ihtiyacı yoktur.

Bu merkez, ana dolaşımın üzerinde olmalı. Köşede kalan bir sosyal salon çoğu zaman boş durur. Görünür olmak, katılımın ilk koşuludur. Yakında bir oturma kenarı, açılan bir teras ve gelip geçeni izlemenin de bir katılım biçimi olduğunu kabul eden bir düzen gerekir.

Aynı zamanda herkesin kalabalığa girmek zorunda olmadığını da düşünmek lazım. Kenarda oturup uzaktan izleyebilmek, sessiz bir köşeye çekilebilmek de sosyalleşme dengesinin parçasıdır.

Dış mekân ve bahçe ne kadar önemli?

Yapının ikinci yarısı sayılır. Dışarı çıkmak kolay, güvenli ve davetkâr olmalı. Gölgeli oturma yerleri, kaymaz yüzeyler, aralıklı dinlenme noktaları ve içeriden görülebilen bahçeler, insanları kendiliğinden dışarı çeker.

İçeriden görünmeyen bir bahçe kullanılmaz. Pencerenin ve terasın bahçeyle kurduğu ilişki, kullanıma doğrudan etki eder.

The Center of Values bu ilkeleri nasıl uyguluyor?

The Center of Values projesi, İzmir Çiğli'de, eğimli bir arazide kademeli hacimlerden oluşan bir yaşlı bakım ve toplum merkezi önerisidir. İYTE Mimarlık Fakültesi kapsamında geliştirilen çalışma, Çiğli'ye farklı yerlerden göçle gelen insanları ortak alanlarda buluşturmayı hedefler. Pafta, sorunun kaynağını iletişimsizlik olarak adlandırır. Çözümün çıkış noktası ise yemek ve eğlence gibi insanları bir araya getiren etkinliklerdir.

Program bu yüzden bakımla sınırlı kalmaz. Havuz, Türk hamamı ve fizik tedavi alanının yanında atölyeler, açık üniversite, spor alanları, kütüphane, müzik odası, konferans salonu, kafeterya, ofisler ve kültürel paylaşım odaları yer alır. Kullanıcılar paftada yaşlılar, akademisyenler ve ziyaretçiler olarak tanımlanır.

Merkezde kafe, teras ve etkinlik avlusu bulunur. Kafe ve teras alçakta konumlandığı için yapının pek çok noktasından görünür. Hacimler yamaç boyunca farklı kotlara yerleşir. Kat planları +77 ile +101 kotları arasında kurgulanır.

Su, güneş ve malzeme kararları nasıl devreye girer?

Pasif ve doğal çözümler, hem konforu hem işletme yükünü iyileştirir. Projede su ve güneş odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı izlenir. Yağmur suyu toplanır, biyoretansiyon sistemi ve su emici asfalt suyu yönetmeye yardım eder. Yazın buharlaşmayla serinleten havuz ise mikroklimayı yumuşatır.

Çatıda güneş panelleri bulunur. Delikli ahşap güneş kırıcılar ışığı süzer, doğal hava sirkülasyonu ise pasif soğutmayı destekler. Malzeme paleti betonarme, tuğla ve ahşaptan oluşur. Çatı için çinko-titanyum alaşımı kullanılır. Dokunulabilen, sıcak ve tanıdık malzemeler, kurumsal sertliği yumuşatan sessiz bir araçtır.

Bu kararların nasıl çizime dönüştüğü ayrı bir konu. Ölçek ve detay yazısı bu geçişi anlatıyor.

Çevre mahalleyle ilişki nasıl kurulur?

Yapıyı mahalleden gelen insanın rahatça girebileceği şekilde açarak. Merkezin çevresindeki yaya akışı, girişlerin görünürlüğü ve komşu yapılarla kurulan ilişki, bir bakım merkezinin kapalı bir ada olup olmayacağını belirler. Kentsel bağlam konusuna dair gar çevresi yazısı, yaya akışı ve kamusal alan ilişkisi üzerine benzer bir bakış sunuyor.

Mahalle dükkânı ya da kahvehane gibi eski mahalle alışkanlıklarını yeniden kurmak, bu ilişkinin en kalıcı yoludur. Merkez ne kadar çok kullanılırsa, içeridekiler o kadar az yalnız kalır.

En sık yapılan hatalar neler?

Birkaç hata sürekli tekrar eder.

  • Bakım programını tek işlev olarak çizip mahalleye dönük hiçbir şey eklememek.
  • Sosyal alanı yapının uzak bir köşesine koymak.
  • Koridorları uzun ve birbirine benzer bırakmak.
  • Akustiği son aşamaya bırakmak.
  • Bahçeyi yalnızca cepheden görülen bir süs olarak düşünmek.
  • Personel yerleşimini unutmak. Hemşire ve bakım ekibinin kısa, görüş hattı açık rotaları, hem çalışanı hem kullanıcıyı rahatlatır.

Bunların hiçbiri pahalı bir çözüm istemez. Hepsi erken aşamada doğru soruyu sormayı gerektirir.


Yaşlı bakım merkezinde asıl ölçüt, insanların yapının içinde kendi hızlarında, kimseye yük olmadan ve yalnız kalmadan yaşayabilmesidir. Plan bunu desteklediğinde bakım hizmeti de daha iyi çalışır.

Sık sorulan sorular

Yaşlı bakım merkezinde kurumsal görüntüden nasıl kaçınılır?

Programı bakımla sınırlı tutmayıp kafe, atölye, kütüphane gibi mahallenin de kullanabileceği işlevlerle zenginleştirmek gerekir. Ayrıca uzun tekdüze koridorlar yerine kısa kollar, oturma köşeleri ve görünür bir buluşma noktası kurmak yapıyı daha insani kılar.

Yaşlı bakım merkezinde yön bulma nasıl kolaylaştırılır?

Sade bir dolaşım omurgası, belirgin dönüm noktaları ve kontrastlı, okunaklı işaretleme kullanılır. Işık, malzeme değişimi ve pencere manzaraları da kullanıcıya nerede olduğunu hissettirir.

Eğimli arazide yaşlı bakım merkezi yapılabilir mi?

Evet, kademeli hacimler ve eşiksiz bağlantılarla eğim kurgunun parçası haline gelebilir. Rampa ve asansörler yönetmeliklere uygun olmalı, aynı zamanda yürüyüş rotasının doğal bir parçası gibi çizilmelidir.

The Center of Values projesi nerede ve ne önerir?

İzmir Çiğli'de, eğimli bir arazide kademeli hacimlerden oluşan bir yaşlı bakım ve toplum merkezi önerisidir. Kafe, teras ve etkinlik avlusu etrafında farklı kökenlerden insanları buluşturmayı amaçlar.

Bunlar da ilginizi çekebilir